“placing” in Turkish
yerleştirmeatama
Definition
Bir şeyi belirli bir konuma koymak veya birini bir göreve ya da sıralamaya yerleştirmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
İşlem devam ederken veya genel olarak hareketi bildirir ('placing the cup', 'placing third'). 'Yer yapmak' anlamında kullanılmaz.
Examples
Thanks for placing your trust in me.
Bana **güven** duyduğunuz için teşekkür ederim.
He is placing the books on the shelf.
O, kitapları rafa **yerleştiriyor**.
She was placing flowers in a vase.
O, çiçekleri vazoya **yerleştiriyordu**.
Are you placing the order now?
Şu anda sipariş mi **veriyorsun**?
After placing third in the race, he felt proud of himself.
Yarışta **üçüncü olarak yer aldıktan** sonra kendisiyle gurur duydu.
They are placing a lot of hope in this new project.
Bu yeni projeye çok **umut bağlıyorlar**.