“piled” in Turkish
yığılmış
Definition
Birçok şeyin üst üste veya bir araya toplanmış şekilde dizilmiş hali.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'piled up', 'piled on', 'piled with' gibi kalıplarla nesne ya da soyut şeylerin (iş gibi) birikmesini anlatır.
Examples
The books were piled on the table.
Kitaplar masanın üstüne **yığılmıştı**.
He piled his clothes in the corner.
Kıyafetlerini köşeye **yığdı**.
Snow had piled up outside the door.
Kapının önünde kar **yığılmıştı**.
Dirty dishes were piled in the sink after the party.
Parti sonrası kirli bulaşıklar lavaboda **yığılmıştı**.
Work just piled up while I was on vacation.
Tatilde olduğum sürece işler sadece **birikti**.
She piled more food onto my plate, even though I was already full.
Doymuş olmama rağmen tabağıma daha fazla yemek **yığdı**.