pickled” in Turkish

turşu

Definition

Sirke veya salamura içinde bekletilerek korunan yiyecek; genellikle ekşi ve tuzlu sebze veya meyve.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle yiyecekler için sıfat olarak kullanılır ('pickled biber'). Nadiren sarhoş anlamında gayri resmi de kullanılabilir.

Examples

I like eating pickled cucumbers with my sandwich.

Sandviçimin yanında **turşu** salatalık yemeyi severim.

The chef served pickled onions as a side dish.

Şef, yan yemek olarak **turşu** soğan servis etti.

Have you tried Korean pickled radish?

Kore **turşu** turpunu denedin mi?

These pickled peppers add a real kick to the pizza.

Bu **turşu** biberler pizzaya gerçekten lezzet katıyor.

I'm obsessed with that homemade pickled garlic—it's amazing!

O ev yapımı **turşu** sarımsağa takıntılıyım—harika!

After two drinks, he was pretty pickled and started singing loudly.

İki içkiden sonra oldukça **turşu** olmuştu ve yüksek sesle şarkı söylemeye başladı.