“philistine” in Turkish
Definition
Sanat, kültür ya da entelektüel etkinliklere ilgisi ya da anlayışı olmayan, bunları önemsiz gören kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve bazen hakaret içerecek şekilde kullanılır. 'barbar' yerine kullanılmaz; sadece sanata ve kültüre ilgisizliği belirtir. Genellikle 'tam bir kültürsüz' ifadeleriyle geçer.
Examples
He is a philistine who never goes to museums or concerts.
O, hiç müzeye ya da konsere gitmeyen tam bir **kültürsüz**.
My brother is a total philistine when it comes to literature.
Kardeşim, edebiyat söz konusu olunca tam bir **kültürsüz**.
She called him a philistine because he doesn't like paintings.
Ona, resimleri sevmediği için ona **kültürsüz** dedi.
Honestly, you'd have to be a philistine not to appreciate that film.
Dürüst olmak gerekirse o filmi beğenmemek için insanın **kültürsüz** olması gerekir.
Don’t be such a philistine—give poetry a try!
Bu kadar **kültürsüz** olma—şiire bir şans ver!
People call him a philistine, but he just prefers sports to art.
İnsanlar ona **kültürsüz** diyor ama o sadece sporu sanata tercih ediyor.