perfected” in Turkish

mükemmelleştirdikusursuzlaştırdı

Definition

Bir şeyi defalarca geliştirerek en iyi ya da kusursuz hale getirmek. Genellikle beceri, teknik ya da ürünler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Hem resmi hem günlük konuşmalarda kullanılır; özellikle beceri veya ürünlerle ilgilidir. 'Perfect' sıfatından farklı olarak, bir işi tamamlamayı ya da geliştirmeyi anlatır.

Examples

She perfected her chocolate cake recipe after many tries.

Birçok denemeden sonra çikolatalı kek tarifini **mükemmelleştirdi**.

The company perfected its new phone before the launch.

Şirket, lansmandan önce yeni telefonunu **kusursuzlaştırdı**.

After years of training, the dancer finally perfected her routine.

Yıllar süren antrenmandan sonra dansçı nihayet rutinini **mükemmelleştirdi**.

We’ve perfected the way we make coffee at home—now it’s better than the café’s!

Evde kahve yapma yöntemimizi **mükemmelleştirdik**—artık kafedekinden daha iyi!

The team perfected their strategy just before the big game, and it really paid off.

Takım büyük maçtan hemen önce stratejilerini **mükemmelleştirdi** ve gerçekten işe yaradı.

He perfected his English by practicing every day.

Her gün pratik yaparak İngilizcesini **mükemmelleştirdi**.