“penitentiary” in Turkish
Definition
Ağır suçlardan hüküm giyenlerin tutulduğu büyük ve güvenli hapishane. Terim resmi ve yasal bağlamlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Penitentiary' resmi ve tarihî bir ifadedir; günlük konuşmada genellikle 'hapishane' kullanılır. Kısa süreli tutuklamalardan çok ağır suçlar için kullanılır.
Examples
His brother works as a guard at the penitentiary.
Onun erkek kardeşi **cezaevinde** gardiyan olarak çalışıyor.
After years in the penitentiary, he was finally released on parole.
Yıllarca **cezaevinde** kaldıktan sonra nihayet şartlı tahliyeyle serbest bırakıldı.
Visitors must follow strict rules when entering the penitentiary.
**Cezaevine** girerken ziyaretçilerin sıkı kurallara uyması gerekir.
Rumor has it the old penitentiary is haunted.
Eski **cezaevinin** hayaletli olduğu söylentisi var.
The judge sent him to the penitentiary for ten years.
Hakim onu on yıl boyunca **cezaevine** gönderdi.
There is a large penitentiary outside the city.
Şehir dışında büyük bir **cezaevi** var.