penguin” in Turkish

penguen

Definition

Penguen, uçamayan siyah-beyaz bir kuştur ve çoğunlukla Güney Yarımküre'deki soğuk bölgelerde, özellikle Antarktika'da yaşar.

Usage Notes (Turkish)

'Penguen' sadece bu özgün deniz kuşu için kullanılır, argo değildir. Genellikle soğuk ortamlarla anılsa da bazı türleri ılıman bölgelerde de yaşar. Çocuk kitaplarında ve belgesellerde sıkça rastlanır.

Examples

A penguin cannot fly, but it can swim very well.

Bir **penguen** uçamaz ama çok iyi yüzer.

The penguin lives in cold places like Antarctica.

**Penguen** Antarktika gibi soğuk yerlerde yaşar.

Children like to watch penguins at the zoo.

Çocuklar, hayvanat bahçesinde **penguenleri** izlemeyi sever.

I saw a documentary about a baby penguin learning to swim.

Bebek bir **penguenin** yüzmeyi öğrendiği bir belgesel izledim.

Did you know there are penguins living in South Africa too?

Güney Afrika'da da **penguenler** yaşadığını biliyor muydun?

My little brother says the penguin is his favorite animal because it looks like it's wearing a suit.

Küçük kardeşim, **penguenin** en sevdiği hayvan olduğunu söylüyor çünkü takım elbise giymiş gibi görünüyor.