“peeper” in Turkish
Definition
'Röntgenci', gizlice ve uygunsuz şekilde başkalarını izleyen kişidir. ABD'de küçük kurbağa türü (peeper) için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Röntgenci' kelimesi uygunsuz ve rahatsız edici izlemeleri anlatmak için kullanılır. 'Spring peeper', ABD'de küçük ama sesli kurbağa anlamındadır. Nadiren göz anlamıyla eğlenceli şekilde kullanılabilir.
Examples
The police caught the peeper outside the window.
Polis, pencerenin dışında bir **röntgenciyi** yakaladı.
A peeper is a kind of small frog found in North America.
**Peeper** Kuzey Amerika'da bulunan küçük bir kurbağa türüdür.
He was called a peeper because he kept looking through people's fences.
Sürekli başkalarının çitlerinden baktığı için ona **röntgenci** deniyordu.
Don't be a peeper—respect others' privacy.
**Röntgenci** olma—başkalarının mahremiyetine saygı göster.
At night, you can hear the peepers singing in the swamp.
Geceleri bataklıkta **peeper**ların şarkılarını duyabilirsin.
Back in college, we used to joke about the dorm peeper who never got caught.
Üniversitedeyken yakalanmayan yurt **röntgencisi** hakkında şakalaşırdık.