“pay” in Turkish
Definition
Birisine mal, hizmet veya borç karşılığında para vermek.
Usage Notes (Turkish)
Günlük hayatta para ile ilgili durumlarda sıkça kullanılır. 'pay attention' (dikkat etmek) para ile ilgili değildir. Genellikle 'for' ya da bir nesne ile kullanılır.
Examples
I pay for my coffee every morning.
Her sabah kahvemin parasını **öderim**.
She pays her bills on time.
Faturalarını zamanında **öder**.
We will pay the waiter at the end.
Yemek sonunda garsona **ödeyeceğiz**.
He always pays attention to small details at work.
İş yerinde küçük ayrıntılara her zaman **dikkat eder**.
If you want to join the club, you need to pay the membership fee.
Kulübe katılmak istiyorsan, üyelik ücretini **ödemen** gerek.
They pay well in that company, so many people want to work there.
O şirkette **iyi maaş ödeniyor**, bu yüzden birçok kişi orada çalışmak istiyor.