“park” in Turkish
Definition
İnsanların dinlenebileceği, oyun oynayabileceği veya spor yapabileceği halka açık yeşil alandır. Ayrıca bir aracı bir yere geçici olarak bırakmak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Park' hem bir yer (yeşil alan), hem de araç park etmek anlamında kullanılabilir. 'Şehir parkı', 'milli park' gibi ifadeler mekanı anlatır. 'Araba park etmek', 'otopark' ile araç ilişkili kullanımı görülür.
Examples
Let's go to the park this afternoon.
Bu öğleden sonra **park**a gidelim.
You can't park your car here.
Arabanı buraya **park** edemezsin.
There are many flowers in the park.
**Park**ta birçok çiçek var.
Can you park closer to the entrance this time?
Bu sefer girişe daha yakın bir yere **park** edebilir misin?
We had a picnic in the park and watched the sunset.
**Park**ta piknik yapıp günbatımını izledik.
It took me forever to find a place to park downtown.
Şehir merkezinde **park** edecek yer bulmam çok uzun sürdü.