“panic” in Turkish
Definition
Birdenbire güçlü bir korku hissi yaşandığında insanın sakin düşünmesini ya da normal davranmasını zorlaştıran durum. Fiil olarak, bu tür bir korkuyla hareket etmeyi ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Hem isim hem fiil olarak kullanılır: 'feel panic', 'panic attack', 'panic button', 'panic buying', 'don't panic' gibi ifadelerde sık görülür. 'Worry' veya 'nervousness'dan daha ani ve yoğundur.
Examples
When she heard the fire alarm, she panicked.
Yangın alarmını duyunca **panikledi**.
Try not to panic before the test.
Sınavdan önce **paniklememeye** çalış.
There was panic in the crowd after the loud noise.
Yüksek sesten sonra kalabalıkta **panik** oluştu.
I always panic when my phone battery drops to one percent.
Telefonumun şarjı %1'e düşünce her zaman **paniklerim**.
Don't panic—we still have time to fix this.
**Panik yapma**—bunu düzeltmek için hâlâ zamanımız var.
People started to panic-buy water before the storm.
Fırtınadan önce insanlar suyu **panikle satın almaya** başladı.