“oxide” in Turkish
Definition
Oksijenin başka bir elementle birleşmesiyle oluşan bileşik; genellikle bir maddenin oksijenle tepkimeye girmesiyle oluşur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bilimsel ve teknik ortamlarda, özellikle belirli elementlerle ('demir oksit' gibi) kullanılır. Günlük konuşmada yaygın değildir.
Examples
Rust is a type of oxide that forms on iron.
Pas, demirin üzerinde oluşan bir tür **oksittir**.
Water can help prevent oxide from forming on some metals.
Su, bazı metallerde **oksit** oluşmasını önleyebilir.
Copper oxide is used in some batteries.
Bakır **oksit** bazı pillerde kullanılır.
After being outside for months, the metal pipe was covered with a layer of oxide.
Aylarca dışarıda kaldıktan sonra metal boru, bir **oksit** tabakasıyla kaplandı.
Scientists study how different oxides affect the environment.
Bilim insanları, farklı **oksitlerin** çevreyi nasıl etkilediğini inceliyor.
You’ll notice a green oxide on old copper statues—that’s what gives them their color.
Eski bakır heykellerde yeşil bir **oksit** fark edersiniz—bu onların o renge sahip olmasının sebebidir.