outward” in Turkish

dışa dönükdışarıya doğru

Definition

'Outward' kelimesi, bir şeyin merkezin dışına ya da dışarıya doğru hareket ettiğini veya sadece dışarıdan görülen, gerçek içsel durumu yansıtmayan özellikleri ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla sıfat, bazen zarf olarak kullanılır; 'outward appearance' (dış görünüş) ve 'outward movement' (dışa hareket) gibi. Genellikle 'inward' (içe dönük) ile karşıtlık gösterir; resmi kullanımda yüzeysel özellikleri vurgular.

Examples

The door opens outward.

Kapı **dışa doğru** açılıyor.

His outward appearance was calm.

Onun **dışa dönük** görünüşü sakindi.

She showed no outward signs of pain.

Acı çektiğine dair hiçbir **dışa dönük** işaret göstermedi.

All his emotions were hidden behind an outward smile.

Bütün duyguları **dışa dönük** bir gülümsemenin ardına gizlenmişti.

Despite his outward confidence, he was nervous inside.

**Dışa dönük** özgüvenine rağmen, içten içe tedirgindi.

The crack spread outward from the center of the glass.

Çatlak, camın merkezinden **dışa doğru** yayıldı.