outlive” in Turkish

daha uzun yaşamakhayatta kalmak

Definition

Birinden ya da bir şeyden daha uzun süre yaşamak veya varlığını sürdürmek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle ardından daha uzun yaşanan kişi veya şey belirtilir ('ailesini daha uzun yaşamak'). İnsanlar, hayvanlar, nesneler veya kavramlarda kullanılabilir; genellikle resmi bir ifadedir.

Examples

Many turtles outlive humans.

Birçok kaplumbağa insanlardan **daha uzun yaşar**.

She hopes to outlive her illness.

Hastalıklarını **daha uzun yaşamak** umudunda.

Old buildings sometimes outlive their purpose.

Eski binalar bazen **amaçlarını aşarak varlığını sürdürebilir**.

He never expected to outlive all his friends.

Tüm arkadaşlarını **daha uzun yaşayacağını** hiç beklememişti.

This technology will soon outlive its usefulness.

Bu teknoloji yakında **işlevselliğini aşacak**.

If you're not careful, your pet could outlive you.

Dikkatli olmazsanız, evcil hayvanınız sizi **daha uzun yaşayabilir**.