“optical” in Turkish
Definition
Görme veya ışıkla ilgili, özellikle ışığın lens, gözlük veya kamera gibi cihazlarda kullanımıyla ilgili olan.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve teknik terminolojide, genellikle bilim ve mühendislikte kullanılır; insanlar için kullanılmaz. 'optical lens', 'optical fiber', 'optical instruments' gibi kalıplarda yaygındır.
Examples
The doctor used optical instruments to check my eyes.
Doktor, gözlerimi kontrol etmek için **optik** aletler kullandı.
She learned about optical illusions in class.
Dersde **optik** illüzyonları öğrendi.
The company is famous for its optical fiber technology.
Şirket, **optik** fiber teknolojisi ile ünlüdür.
Our new TV uses an optical cable for better sound.
Yeni televizyonumuzda daha iyi ses için **optik** kablo kullanılıyor.
The lab is testing the optical properties of different materials.
Laboratuvar, farklı malzemelerin **optik** özelliklerini test ediyor.
He bought an optical lens for his camera.
Kamerasına **optik** bir lens aldı.