oppose” in Turkish

karşı çıkmakkarşı olmak

Definition

Bir şeye veya birine karşı hareket etmek; güçlü bir şekilde karşı çıkmak veya bir şeyin olmasını engellemeye çalışmak.

Usage Notes (Turkish)

'Oppose' daha resmi bir ifadedir. Daha çok tartışma, siyaset gibi durumlarda kullanılır ('oppose a policy'). 'Object' (küçük şeyler) ve 'fight' (daha fiziksel) ile karıştırmayın.

Examples

If you oppose the idea, just say it.

Fikre **karşıysan**, sadece söyle.

Many people oppose the new rule.

Birçok kişi yeni kurala **karşı çıkıyor**.

I oppose animal testing.

Ben hayvan deneylerine **karşıyım**.

They oppose any changes to the plan.

Planla ilgili herhangi bir değişikliğe **karşı çıkıyorlar**.

The company decided to oppose the new tax law in court.

Şirket, yeni vergi yasasına mahkemede **karşı çıkmaya** karar verdi.

Not everyone will oppose your choices, so don't worry too much.

Herkes senin seçimlerine **karşı çıkmayacak**, bu yüzden fazla endişelenme.