“oddly” in Turkish
Definition
Bir olayın ya da durumun alışılmadık veya beklenmedik şekilde gerçekleştiğini belirtir. Genellikle sürpriz veya tuhaflık anlatmak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Oddly enough' ifadesiyle cümleye başlanırsa, şaşırtıcı bir şey anlatılır. 'oddly satisfying' gibi sıfatlarla birlikte de kullanılır. Tonu genellikle hafif şaşkınlıktır.
Examples
Oddly, the store was completely empty on a Saturday afternoon.
**Tuhaf bir şekilde**, mağaza bir cumartesi öğleden sonra tamamen boştu.
He was behaving oddly all morning, avoiding eye contact.
O sabah boyunca **tuhaf bir şekilde** davranıyor, göz teması kurmuyordu.
Oddly enough, the cheapest option turned out to be the best.
**Garip bir şekilde**, en ucuz seçenek en iyi çıktı.
Oddly enough, I wasn't nervous at all — which never happens before a presentation.
**Garip bir şekilde**, hiç heyecanlanmadım — sunumdan önce asla böyle olmam.
There's something oddly satisfying about peeling the plastic off a new phone screen.
Yeni bir telefonun ekranındaki plastiği soymakta **tuhaf bir şekilde** tatmin edici bir şey var.
She was oddly quiet during dinner — turns out she'd been offered a job in another city.
O, akşam yemeğinde **garip bir şekilde** çok sessizdi — meğerse başka bir şehirde iş teklifi almış.