“obstacles” in Turkish
Definition
Bir şeyi başarmayı ya da yapmayı zorlaştıran şeyler; aşılması gereken fiziksel veya soyut engeller.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya yarı resmi ortamlarda kullanılır. Yaygın ifadeler: 'engelleri aşmak', 'engellerle karşılaşmak'. Hem gerçek hem de soyut zorluklar için kullanılabilir.
Examples
We faced many obstacles on our way to success.
Başarıya giden yolda birçok **engel**le karşılaştık.
Large rocks are obstacles on the road.
Büyük kayalar yolda **engel**dir.
Children sometimes face learning obstacles at school.
Çocuklar bazen okulda öğrenme **engelleri**yle karşılaşır.
She didn’t let any obstacles stop her from following her dream.
Hiçbir **engel**in onu hayalini takip etmekten alıkoymasına izin vermedi.
Life is full of unexpected obstacles you have to deal with.
Hayat, başa çıkman gereken beklenmedik **engeller**le dolu.
Even with all the obstacles, the team managed to finish the project on time.
Tüm bu **engel**lere rağmen, ekip projeyi zamanında bitirmeyi başardı.