obligations” in Turkish

yükümlülükzorunluluk

Definition

Yasal, ahlaki ya da toplumsal olarak yerine getirilmesi gereken sorumluluk veya görevlerdir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle hukuki ve finansal bağlamlarda geçer: 'sözleşmesel yükümlülük', 'mali yükümlülük'. Sıradan bir 'sorumluluk'tan daha güçlü, zorunluluk içerir.

Examples

Parents have obligations to take care of their children.

Ebeveynlerin çocuklarına bakma **yükümlülüğü** vardır.

You can try the service with no obligation to buy.

Hizmeti satın alma **zorunluluğu** olmadan deneyebilirsiniz.

The company failed to meet its financial obligations.

Şirket, mali **yükümlülüklerini** yerine getiremedi.

I'd love to come, but I have family obligations this weekend.

Gelmek isterdim, ama bu hafta sonu aile **yükümlülüklerim** var.

He felt a moral obligation to speak up about the injustice.

Haksızlık hakkında konuşmak için ahlaki bir **yükümlülük** hissetti.

Juggling work and social obligations can be exhausting.

İş ve sosyal **yükümlülüklerle** başa çıkmak yorucu olabilir.