“nuisance” in Turkish
Definition
Birinin ya da bir şeyin tekrar tekrar ufak tefek rahatsızlık veya sorun çıkarması durumu.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve günlük dilde yaygındır. Genellikle küçük rahatsızlıkları ifade eder. 'What a nuisance!' (Ne sıkıntı!) ifadesiyle kullanılır.
Examples
He can be a bit of a nuisance sometimes.
O bazen biraz **sıkıntı** olabiliyor.
This loud music is a real nuisance.
Bu yüksek sesli müzik tam bir **baş belası**.
Mosquitoes are a common nuisance in summer.
Yazın sivrisinekler yaygın bir **sıkıntı**dır.
Sorry to be a nuisance, but could you help me with this?
**Sıkıntı** oluyorum ama bana bunda yardımcı olabilir misin?
Parking here is such a nuisance because of all the rules.
Burada park etmek tüm o kurallar yüzünden tam bir **sıkıntı**.
Kids running around the office can be a major nuisance during meetings.
Ofiste çocukların koşuşturması toplantılarda büyük bir **baş belası** olabilir.