nausea” in Turkish

bulantı

Definition

Mideyi kötü hissettiren ve kusacakmış gibi olma hali.

Usage Notes (Turkish)

'Bulantı' daha çok tıbbi veya resmi bir terimdir; gündelik konuşmada 'midem bulanıyor' denir. Sık kalıplar: 'şiddetli bulantı', 'bulantı ve kusma'. Başka rahatsızlıklar için kullanılmaz.

Examples

If you start to experience nausea during the trip, let me know right away.

Seyahat sırasında **bulantı** hissedersen hemen bana söyle.

"I can't eat anything right now—this nausea won't go away."

"Şu anda hiçbir şey yiyemem—bu **bulantı** geçmiyor."

I feel nausea after eating too much.

Fazla yiyince **bulantı** hissediyorum.

The medicine helps to reduce nausea.

İlaç **bulantı**yı azaltmaya yardımcı olur.

Morning nausea is common during pregnancy.

Hamilelikte sabah **bulantısı** yaygındır.

After the roller coaster, that spinning feeling gave me serious nausea.

Lunapark treni sonrasında o dönme hissi bana ciddi **bulantı** yaptı.