“narrative” in Turkish
Definition
Gerçek ya da kurgusal olayların anlatıldığı hikaye ya da olayların anlatılma biçimi. Aynı zamanda olayların sunuluş şeklini de ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle edebiyat, eleştiri, gazetecilik ve sosyal bilimlerde resmi bir anlam taşır. Sıradan hikaye anlatımından ziyade kasıtlı ve yapısal bir anlatımı ifade eder. 'Anlatının kontrolü' gibi mecaz anlamlarda da kullanılır. 'Narrator' (anlatıcı) ile karıştırılmamalıdır.
Examples
The book tells a narrative about a young hero.
Kitap, genç bir kahramanın **anlatısı**nı sunuyor.
She wrote a narrative about her travels.
Seyahatleri hakkında bir **anlatı** yazdı.
A narrative can be fiction or non-fiction.
Bir **anlatı** kurgu da olabilir, gerçek de.
His narrative of the event was very different from hers.
Olayın onun **anlatısı**, onunkinden çok farklıydı.
The journalist tried to change the narrative in the media.
Gazeteci, medyadaki **anlatıyı** değiştirmeye çalıştı.
Let's stick to the main narrative and avoid unnecessary details.
Ana **anlatıya** sadık kalıp gereksiz ayrıntılardan kaçınalım.