mouthing” in Turkish

sessizce dudak oynatmakdudaklarıyla söylemek

Definition

Ses çıkarmadan dudakları hareket ettirerek bir şey söylemek. Genellikle sessiz mesaj iletmek veya birinin konuşmasını taklit etmek için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Mouthing' sadece dudak hareketiyle olur, ses çıkmaz. 'Sessizce şarkı söylemek' veya 'birinin dediğini taklit etmek' gibi durumlarda kullanılabilir.

Examples

Stop mouthing and speak up so I can hear you.

**Dudaklarını oynatmayı** bırak ve yüksek sesle konuş ki seni duyabileyim.

The child is mouthing 'thank you' to her teacher.

Çocuk, öğretmenine 'teşekkür ederim' sözünü **dudaklarıyla söylüyordu**.

She was mouthing the lyrics during the concert.

Konserde şarkı sözlerini **sessizce dudaklarıyla söylüyordu**.

He kept mouthing words at me from across the room, trying to get my attention.

Karşıdan bana sürekli **sessizce dudak oynatıyordu**, dikkatimi çekmeye çalışıyordu.

She was just mouthing along to the song—she didn't really know the words.

O sadece şarkıya **dudaklarıyla eşlik ediyordu**—sözleri gerçekte bilmiyordu.

I couldn't tell what he was saying—he was just mouthing something under his breath.

Ne dediğini anlayamadım; sadece **bir şeyler dudaklarıyla oynatıyordu**.