morphine” in Turkish

morfin

Definition

Ağır ağrıyı azaltmak için, özellikle hastanelerde veya ameliyat sonrası kullanılan güçlü bir ilaçtır. Opioid grubuna aittir ve uyku hali, bağımlılık veya başka ciddi yan etkilere neden olabilir.

Usage Notes (Turkish)

Tıbbi ortamlarda kullanılır, günlük konuşmada teknik bir terimdir. 'morfin enjeksiyonu', 'morfin dozu', 'morfin verildi' gibi kullanımlar yaygındır. Sıradan ağrı kesicilerle karıştırmayın; bu, çok güçlü bir opioid ilaçtır.

Examples

The doctor gave her morphine after the surgery.

Ameliyattan sonra doktor ona **morfin** verdi.

Some patients need morphine for very strong pain.

Bazı hastalara çok şiddetli ağrı için **morfin** gerekir.

The nurse checked the morphine dose carefully.

Hemşire, **morfin** dozunu dikkatlice kontrol etti.

They put him on morphine, so he's pretty out of it right now.

Ona **morfin** verildi, bu yüzden şu an pek kendinde değil.

After the accident, the hospital gave me morphine for the pain.

Kaza sonrası hastanede ağrım için bana **morfin** verildi.

She was in so much pain that nothing but morphine helped.

O kadar çok acı çekiyordu ki sadece **morfin** işe yaradı.