moors” in Turkish

fundalıkbozkır (ıslak ve açık arazi)

Definition

Fundalık, genellikle ağaçsız ve geniş olan, çimen, funda gibi bitkilerle kaplı, bazen de bataklık olan doğa alanıdır. Özellikle Britanya ve Kuzey Avrupa'da yaygındır.

Usage Notes (Turkish)

'Fundalık' kelimesi çoğunlukla İngilizce literatürde, özellikle Britanya kırsalını tarif ederken kullanılır. Tekil şekliyle yat limanına (mooring) veya tarihî 'Moor' halkına karışmamalıdır. 'The moors' tablo gibi, gizemli doğa manzarası anlatımında geçer.

Examples

The mist rolled over the moors at dawn, making everything look mysterious.

Şafakta sis **fundalık**lar üzerinde yayıldı ve her şey gizemli göründü.

Wuthering Heights is famous for its wild, windy moors.

Wuthering Heights vahşi ve rüzgarlı **fundalık**larıyla ünlüdür.

Many birds nest in the moors during springtime.

Birçok kuş ilkbaharda **fundalık**larda yuva yapar.

The sheep grazed on the wide moors.

Koyunlar geniş **fundalık** alanlarda otluyordu.

He walked for hours across the rainy moors.

Yağmurlu **fundalık** araziyi saatlerce yürüdü.

Plants like heather grow on the moors.

Fundalıkta fundalık otu gibi bitkiler yetişir.