“moat” in Turkish
Definition
Genellikle suyla dolu olan, kale ya da surların etrafındaki derin ve geniş hendektir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok tarihi ve mimari bir terimdir. Günümüzde 'moat' kelimesi mecazi olarak (rekabet avantajı, vs.) da kullanılır. 'cross the moat' ifadesi engeli aşmak demektir.
Examples
The castle had a deep moat around it.
Kalenin etrafında derin bir **hendek** vardı.
The moat was filled with water and fish.
**Hendek** su ve balıkla doluydu.
People had to cross the moat by bridge.
İnsanlar **hendek**i köprüyle geçmek zorundaydı.
Their house was so well-guarded, it almost needed a moat.
Evleri o kadar iyi korunuyordu ki, neredeyse bir **hendek** gerekecekti.
Old castles with a moat are rare these days.
Günümüzde **hendek**li eski kaleler nadir bulunur.
In business, having a unique product is like having a moat against competitors.
İş dünyasında benzersiz ürüne sahip olmak rakiplere karşı bir çeşit **hendek**e sahip olmak gibidir.