missile” in Turkish

füze

Definition

Uzaktan bir hedefi vurmak için havaya fırlatılan bir silahtır, genellikle askeri amaçlarla kullanılır ve güdümlü/ittiricili olabilir.

Usage Notes (Turkish)

Kelime çoğunlukla askeri, haber ve politik bağlamda kullanılır. 'guided missile' hedefini takip edebilir, 'roket' ise daha genel bir terimdir. 'Missile' kelimesi bazen fırlatılan herhangi bir cisim anlamında da eski kullanımla geçer.

Examples

The army tested a new missile last week.

Ordu geçen hafta yeni bir **füze** denedi.

The missile hit the target in the desert.

**Füze**, çölde hedefi vurdu.

That ship can carry one missile on each side.

O gemi her iki yanında birer **füze** taşıyabiliyor.

News reports said the missile was intercepted before it reached the city.

Haberlerde, **füze** şehre ulaşmadan önce engellendiği belirtildi.

They’re worried the country could develop a longer-range missile.

Ülkelerinin daha uzun menzilli bir **füze** geliştirebileceğinden endişeliler.

In the chaos, someone threw a bottle like a missile.

Kargaşada birisi şişeyi **füze** gibi fırlattı.