“membrane” in Turkish
Definition
Zar veya membran, genellikle canlılarda buluna, ince ve esnek bir tabakadır; ayırma, kaplama ya da koruma görevi yapar. Hücrelerin çevresinde ya da vücut bölümleri arasında olabilir.
Usage Notes (Turkish)
"Zar" veya "membran" esas olarak bilimsel, biyolojik ya da tıbbi alanlarda kullanılır ('hücre zarı' gibi). Bazen teknolojide yapay tabakalar için de geçerlidir. Gündelik dilde kullanımı nadirdir.
Examples
Doctors check if the ear membrane is healthy during an exam.
Doktorlar muayenede kulak **zarı**nın sağlıklı olup olmadığını kontrol eder.
Rainwater couldn't get in because there was a waterproof membrane on the roof.
Çatıda su geçirmez bir **membran** olduğu için yağmur suyu içeri giremedi.
Some medicines have to cross the stomach's protective membrane to work.
Bazı ilaçların işe yaraması için mide koruyucu **zar**ı geçmesi gerekir.
The cell is surrounded by a membrane.
Hücre bir **zar** ile çevrilidir.
A drum makes sound when its membrane is hit.
Davulun **zarı** vurulduğunda ses çıkar.
Plants also have a thin membrane inside their cells.
Bitkilerin hücreleri içinde de ince bir **zar** bulunur.