malignant” in Turkish

habiskötü huylu (tıbbi)kötücül (nadiren, kişi/niyet)

Definition

Çok zararlı ve tehlikeli olan, özellikle yayılma gösterebilen ve kötüleşebilen kanser türleri için kullanılır. Daha nadiren, birinin kötü niyeti anlamında da kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

Genelde tıbbi ve resmi dilde geçer. 'Malignant tumor' yani 'kötü huylu tümör' yayılabilen ve tehlikeli bir yapıyı anlatır; 'benign' ise bunun zıttıdır. İnsan/niyetler için nadiren kullanılır.

Examples

A malignant cell divides rapidly and spreads.

**Kötü huylu** hücre hızla bölünür ve yayılır.

Don't worry, the doctor said it's not malignant.

Endişelenme, doktor bunun **kötü huylu** olmadığını söyledi.

She had a malignant look in her eyes when she spoke to him.

Onunla konuşurken gözlerinde **kötücül** bir bakış vardı.

Some rumors can be malignant, causing a lot of harm to people.

Bazı dedikodular **kötücül** olabilir ve insanlara ciddi zarar verebilir.

The doctors said the tumor was malignant.

Doktorlar tümörün **kötü huylu** olduğunu söylediler.

He was diagnosed with a malignant form of cancer.

Ona **kötü huylu** bir kanser teşhisi kondu.