“luckier” in Turkish
Definition
'Luckier', birine veya bir şeye göre daha şanslı olmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Luckier' kelimesi doğrudan iki ya da daha çok şeyi karşılaştırırken, genellikle 'than' ile kullanılır. İsimlerin önünde değil, bağlaç fiillerden sonra gelir. 'More lucky' yerine genellikle 'luckier' tercih edilir.
Examples
Tom is luckier than his brother.
Tom, kardeşinden **daha şanslı**.
I feel luckier when the sun is shining.
Güneş parladığında kendimi **daha şanslı** hissediyorum.
She thinks her cat is luckier than most animals.
Kedisi çoğu hayvandan **daha şanslı** olduğunu düşünüyor.
I couldn't believe it! He got luckier and won a second prize.
İnanamadım! O **daha şanslı** oldu ve ikinci ödülü kazandı.
Honestly, I think you're luckier than you realize.
Açıkçası, bence düşündüğünden **daha şanslısın**.
After so many problems, I'm just hoping to get a bit luckier this year.
Bu kadar sorun yaşadıktan sonra bu yıl biraz **daha şanslı** olmayı umuyorum.