“looting” in Turkish
Definition
Savaş, isyan veya felaket sırasında mağaza, ev gibi yerlerden eşya çalma eylemi.
Usage Notes (Turkish)
Haberlerde 'yağmalama ve vandalizm', 'yağmalama bildirileri' gibi kalıplarla geçer. Günlük konuşmada nadiren kullanılır. Genel 'hırsızlık' ve 'soygun'dan farklıdır.
Examples
After the hurricane, there was a lot of looting in the city.
Kasırgadan sonra şehirde çok fazla **yağmalama** oldu.
The police tried to stop the looting during the protest.
Polis, protesto sırasında **yağmalamayı** durdurmaya çalıştı.
Looting often happens when there is no law and order.
**Yağmalama**, genellikle kanun ve düzenin olmadığı durumlarda meydana gelir.
There were reports of looting after the earthquake hit the town.
Deprem şehirde meydana geldikten sonra **yağmalama** raporları geldi.
The store owners protected their shops from looting during the unrest.
Dükkan sahipleri, karışıklık sırasında mağazalarını **yağmalamadan** korudular.
Looting broke out when the police left the area unguarded.
Polis bölgeyi korumasız bırakınca **yağmalama** başladı.