"loitering" in Turkish
Definition
Belirli bir amaç olmadan uzun süre bir yerde durmak veya dolaşmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kamusal alanlarda şüpheli ya da yasadışı bir davranış olarak algılanabilir. 'No loitering' tabelaları yaygındır. 'Oyalanmak' gibi daha sıradan kelimelere göre daha resmidir.
Examples
The sign says no loitering in front of the store.
Tabela mağaza önünde **avarelik etmek** yasaktır diyor.
The police told the teenagers to stop loitering at the park entrance.
Polis, gençlere park girişinde **avarelik etmeyi** bırakmalarını söyledi.
He was accused of loitering in a restricted area.
O, kısıtlanmış bir alanda **avarelik etmekle** suçlandı.
"Why are those kids loitering outside the mall for hours?"
O çocuklar neden saatlerce alışveriş merkezinin dışında **avarelik ediyor**?
Security keeps an eye out for anyone loitering near the entrances.
Güvenlik, giriş yakınlarında **avarelik eden** kimse olup olmadığını gözlüyor.
You can wait for your friend, but loitering here isn’t allowed.
Arkadaşını bekleyebilirsin ama burada **avarelik etmek** yasak.