“living” in Turkish
Definition
'Yaşam' yaşama durumu, yaşam tarzı ya da geçim kaynağı anlamına gelir. Ayrıca 'yaşamak' fiilinin şimdiki zaman hali olarak da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'make a living' geçimini sağlamak, 'cost of living' yaşam maliyeti; 'living room' ise oturma odasıdır. 'alive' ile karıştırılmamalı, çünkü bu bir süreci veya tarzı anlatır.
Examples
The living costs in the city are high.
Şehirde **yaşam** maliyetleri yüksektir.
My grandmother is still living at 90 years old.
Büyükannem 90 yaşında hâlâ **yaşıyor**.
What's it like living in another country?
Başka bir ülkede **yaşamak** nasıl bir duygu?
She dreams of living by the sea one day.
Bir gün deniz kenarında **yaşamayı** hayal ediyor.
He earns a living by teaching English.
İngilizce öğreterek **geçimini** sağlıyor.
I've been living here for six months and I love it.
Altı aydır burada **yaşıyorum** ve çok sevdim.