limits” in Turkish

sınır

Definition

Bir şeyin izin verilen ya da mümkün olan en büyük veya en küçük miktarı, seviyesi veya noktasıdır. Kurallar, kişisel sınırlar veya bir şeyin daha fazla devam edemeyeceği noktayı belirtebilir.

Usage Notes (Turkish)

'speed limits', 'age limits', 'set limits', 'know your limits' gibi ifadelerde kullanılır. 'Limit' fiziksel, yasal, duygusal ya da pratik olabilir. Coğrafi anlamda olan 'border' ile karıştırmayın.

Examples

The road has strict speed limits.

Bu yolda katı hız **sınırları** var.

Parents should set clear limits for children.

Ebeveynler çocuklar için net **sınırlar** koymalıdır.

At some point, everyone reaches their limits.

Bir noktada herkes kendi **sınırlarına** ulaşır.

This bag is over the airline's weight limits.

Bu çanta havayolunun ağırlık **sınırlarını** aşıyor.

I know my limits, so I'm not taking on another project right now.

Kendi **sınırlarımı** biliyorum, bu yüzden yeni bir proje almıyorum.

We need to push the limits if we want to grow as a team.

Takım olarak büyümek için **sınırlarımızı** zorlamamız gerek.