“libre” in Turkish
Definition
Birinin veya bir şeyin özgür veya kontrol altında olmaması ya da birisinin/şeyin müsait veya boş olması anlamına gelir. Hem özgürlük hem de uygunluk durumları için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hem özgürlük (özgür bir insan/ülke) hem uygunluk/müsaitlik için ('Bugün müsait misin?'). 'Ücretsiz' anlamına gelmez.
Examples
Everyone should be libre to express their opinions.
Herkes görüşlerini ifade etmekte **özgür** olmalı.
If you’re libre, let’s grab some coffee later.
Eğer **müsait**sen, sonra kahve içmeye gidelim.
Are you libre this evening?
Bu akşam **müsait** misin?
The country is finally libre after many years.
Ülke yıllar sonra nihayet **özgür** oldu.
Is this seat libre?
Bu koltuk **boş** mu?
After exams, I'll finally be libre to relax and travel.
Sınavlardan sonra sonunda **özgür** olup dinlenip seyahat edebileceğim.