liberating” in Turkish

özgürleştirici

Definition

Kısıtlama veya baskıdan kurtulmuş ve özgür hissettiren bir durumu ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Duygusal veya fiziksel açıdan özgürleştirici durumlar için kullanılır. ‘Liberating experience’ ifadesiyle sıkça karşılaşılır. Resmî ve günlük dilde rahatça geçer.

Examples

Traveling alone can feel very liberating.

Yalnız seyahat etmek çok **özgürleştirici** olabilir.

Taking off your shoes after a long day is liberating.

Uzun bir günün ardından ayakkabılarını çıkarmak oldukça **özgürleştirici**.

Speaking your mind can be a liberating experience.

Düşüncelerini açıkça söylemek **özgürleştirici** bir deneyim olabilir.

Quitting my job was scary but strangely liberating.

İşimi bırakmak korkutucuydu ama tuhaf şekilde **özgürleştirici**ydi.

There's something liberating about starting over in a new city.

Yeni bir şehirde tekrar başlamakta **özgürleştirici** bir şey var.

I found it really liberating to get rid of all that old clutter.

Bütün eski eşyalarımdan kurtulmak benim için gerçekten **özgürleştiriciydi**.