lesson” in Turkish

ders

Definition

Ders, belirli bir konuda yapılan öğretim süresi veya çalışma parçasıdır. Ayrıca, yaşanan bir olaydan çıkarılan önemli bilgi veya deneyimi de ifade edebilir.

Usage Notes (Turkish)

'Matematik dersi', 'bugünkü ders' gibi okulda yaygındır. Deneyimden bahsederken 'ders çıkarmak', 'birine ders vermek' ifadeleri vardır. Hem dersin kendisi hem de konusu anlamında kullanılır.

Examples

We have an English lesson at nine.

Saat dokuzda İngilizce **ders**imiz var.

The first lesson was easy to understand.

İlk **ders** kolaydı ve anlaşılırdı.

He learned an important lesson from that mistake.

O hatadan önemli bir **ders** çıkardı.

I missed yesterday's lesson, so I need to catch up.

Dünki **ders**i kaçırdım, bu yüzden eksiklerimi kapatmam lazım.

Running out of money taught us a tough lesson.

Paranın bitmesi bize zor bir **ders** verdi.

The coach wanted to teach the team a lesson about discipline.

Antrenör, takıma disiplin konusunda bir **ders** vermek istedi.