lemon” in Turkish

limon

Definition

Limon, ekşi tadı olan sarı bir narenciye meyvesidir; içeceklerde, yemeklerde ve temizlikte sıkça kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle sayılabilir: 'a lemon', 'two lemons'. 'lemon juice', 'lemon tree', 'slice of lemon' gibi kalıplarla sık kullanılır. Gayri resmi İngilizcede 'lemon' arızalı, sorunlu ürün (özellikle araba) anlamına gelebilir.

Examples

She put lemon in her tea.

Çayına **limon** koydu.

This cake has fresh lemon juice.

Bu pastada taze **limon** suyu var.

The lemon is very sour.

**Limon** çok ekşi.

Could I get a slice of lemon with my water?

Suyuma bir dilim **limon** alabilir miyim?

I add lemon to fish because it makes the flavor brighter.

Balığa, tadı canlansın diye **limon** eklerim.

That used car was a total lemon.

O ikinci el araba tam bir **limon**du.