“leisure” in Turkish
Definition
Çalışma ve zorunlu işlerin dışında, dinlenme veya eğlenme için ayrılan serbest zaman.
Usage Notes (Turkish)
'At your leisure' ifadesi 'ne zaman istersen' anlamındadır. 'Leisure', 'free time'dan daha resmidir; 'leisure activities', 'leisure time' gibi kullanılabilir.
Examples
She spends her leisure time reading novels.
O, **boş zaman**ında roman okuyor.
The hotel has many leisure facilities for guests.
Otelde misafirler için birçok **boş zaman** imkanı var.
People need a good balance between work and leisure.
İnsanların iş ile **boş zaman** arasında iyi bir dengeye ihtiyacı vardır.
Please review the document at your leisure and get back to me.
Lütfen belgeyi **boş zamanınızda** inceleyip bana dönüş yapın.
The rise of remote work has blurred the line between leisure and productivity.
Uzaktan çalışmanın yaygınlaşması, **boş zaman** ile üretkenlik arasındaki çizgiyi belirsizleştirdi.
A gentleman of leisure, he spent his days golfing and sailing.
Bir **boş zaman** beyefendisi olarak, günlerini golf oynayarak ve yelken açarak geçirdi.