legendary” in Turkish

efsanevi

Definition

Çok ünlü veya efsanelerde anlatılan; genellikle hayranlık uyandıran, olağanüstü kişiler, olaylar ya da şeyler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok sanatçılar, sporcular veya unutulmaz olaylar için kullanılır. Örneğin; 'efsanevi futbolcu', 'efsanevi konser' gibi. Genellikle olumlu anlam taşır.

Examples

He was a legendary king in the old stories.

O, eski hikayelerde **efsanevi** bir kraldı.

The athlete became legendary after winning three gold medals.

Sporcu üç altın madalya kazandıktan sonra **efsanevi** oldu.

The band gave a legendary concert last night.

Grup dün gece **efsanevi** bir konser verdi.

His cooking skills are legendary—everyone wants him to make dinner.

Onun yemek yapma becerileri **efsanevi**—herkes onun yemek yapmasını istiyor.

That little café is legendary in this city for its cakes.

Bu küçük kafe, bu şehirdeki kekleriyle **efsanevi**dir.

Her performance was absolutely legendary—people are still talking about it.

Onun performansı gerçekten **efsaneviydi**—insanlar hâlâ bundan bahsediyor.