“leads” in Turkish
Definition
'Lead' fiilinin üçüncü tekil hâlidir; birini önden götürmek, yönlendirmek ya da bir yarışta, oyunda önde olmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
'lead a team' (bir takıma önderlik etmek), 'lead someone to the door' (birini kapıya götürmek), 'lead by two points' (iki puan önde olmak) gibi kalıplarla sıkça kullanılır. Telaffuz: /liːdz/.
Examples
She always leads with confidence, even under pressure.
Baskı altında bile her zaman özgüvenle **önderlik eder**.
This road leads straight to the beach.
Bu yol doğrudan plaja **gider**.
Right now, she leads the race, but it's still close.
Şu anda yarışı **önde götürüyor**, ama hâlâ başa baş.
She leads the class to the museum.
O, sınıfı müzeye **önderlik eder**.
Our team leads by one goal.
Takımımız bir golle **önde gidiyor**.
He leads a small group at work.
O, işte küçük bir gruba **önderlik ediyor**.