“launcher” in Turkish
Definition
Bir şeyi (örneğin füze veya roket) fırlatmak için kullanılan cihaz ya da program başlatmaya yarayan yazılım.
Usage Notes (Turkish)
Fırlatıcı, özellikle askeri cihazlar için ('füze fırlatıcı' gibi). Yazılımla ilgili olarak 'başlatıcı', uygulamaları açan program anlamında. Günlük dilde nadiren kullanılır.
Examples
The missile launcher was tested on the field.
Füze **fırlatıcı**sı sahada test edildi.
You can open the app with the launcher.
Uygulamayı **başlatıcı** ile açabilirsin.
The soldiers loaded the rocket launcher.
Askerler roket **fırlatıcı**yı doldurdu.
Did you update the game launcher before playing?
Oynamadan önce oyun **başlatıcısı**nı güncelledin mi?
My phone's launcher lets me organize all my apps easily.
Telefonumun **başlatıcısı**, tüm uygulamalarımı kolayca düzenlememi sağlıyor.
She designed a new launcher for the satellite project.
Uydu projesi için yeni bir **fırlatıcı** tasarladı.