“ko” in Turkish
Definition
Özellikle boks gibi sporlarda, rakibi devam edemeyecek hale getirmek anlamına gelir. Aynı zamanda başka durumlarda kesin galibiyet için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle boks veya dövüş sporlarında ve video oyunlarında geçer. Gayriresmidir ve mecaz anlamda da kullanılabilir.
Examples
He won the match by KO in the third round.
Maçı üçüncü raundda **nakavt** ile kazandı.
If the boxer can't get up, it's a KO.
Boksör kalkamazsa, bu bir **nakavt**tır.
Many video games use KO to show when a character is defeated.
Birçok video oyununda, bir karakter yenildiğinde **KO** kullanılır.
That knockout punch was a clean KO—nobody expected it!
O nakavt yumruğu tam anlamıyla bir **nakavt**tı, kimse beklemiyordu!
She totally KO'd the competition at the debate and took first place.
Tartışmada rakiplerini tamamen **nakavt** etti ve birinci oldu.
After working all night, I was so tired—I felt totally KO'd.
Tüm gece çalıştıktan sonra çok yorgundum—tamamen **nakavt** olmuştum.