jeopardizing” in Turkish

tehlikeye atmakriske sokmak

Definition

Birini ya da bir şeyi zarar ya da kayıp riskiyle karşı karşıya bırakmak.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi veya akademik cümlelerde kullanılır. 'Risk almak'tan daha ciddi ve kötü bir sonucu belirtir. 'jeopardizing your health' sağlığınız için ciddi tehdit oluşturur.

Examples

He is jeopardizing his job by coming late every day.

Her gün geç gelerek işini **tehlikeye atıyor**.

By sharing confidential data online, you’re jeopardizing our entire project.

Gizli verileri çevrimiçi paylaşarak tüm projemizi **tehlikeye atıyorsun**.

The company is jeopardizing its reputation by ignoring complaints.

Şirket şikayetleri göz ardı ederek itibarını **tehlikeye atıyor**.

You are jeopardizing your health by smoking so much.

Bu kadar çok sigara içerek sağlığını **tehlikeye atıyorsun**.

They stopped the experiment because it was jeopardizing the animals’ well-being.

Deneyi durdurdular çünkü hayvanların refahını **tehlikeye atıyordu**.

Missing another payment could mean jeopardizing your credit score for years.

Bir taksiti daha kaçırmak, kredi puanını yıllarca **tehlikeye atabilir**.