isolate” in Turkish

izole etmekayırmak

Definition

Birisini veya bir şeyi diğerlerinden ayırmak, tek başına kalmasını sağlamak. Fiziksel, sosyal veya bilimsel ayrımlarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya bilimsel ortamlarda kullanılır ('virüsü izole etmek' gibi). Sosyal durumlar için de uygundur ('arkadaşlardan izole etmek'). Kendi başına duran nesneler için genellikle kullanılmaz.

Examples

Doctors had to isolate the patient to prevent the disease from spreading.

Hekimler, hastalığın yayılmasını önlemek için hastayı **izole etmek** zorunda kaldı.

You should isolate the wires before fixing them.

Onları tamir etmeden önce telleri **izole etmelisin**.

He felt isolated in the new city where he knew no one.

Yeni şehirde kimseyi tanımadığı için kendini **yalnız** hissetti.

The scientists managed to isolate the bacteria for further study.

Bilim insanları ileri araştırma için bakteriyi **izole etmeyi** başardılar.

Sometimes, you just need to isolate yourself and take a break from everyone.

Bazen yalnızca kendinizi **izole** etmeniz ve herkesten uzaklaşmanız gerekir.

They tried to isolate the problem, but it turned out to be more complex than they thought.

Sorunu **izole etmeye** çalıştılar ama düşündüklerinden daha karmaşıktı.