“irons” in Turkish
Definition
'Irons', birden fazla ütü, golfte kullanılan demir sopalar veya polis tarafından kullanılan kelepçeler anlamına gelir, duruma göre değişir.
Usage Notes (Turkish)
Söz konusu bağlama göre farklı anlamlar taşır: birden fazla ütü, farklı golf sopaları veya polis argo dilinde kelepçe. 'in irons' ifadesi kelepçede olmayı anlatır.
Examples
She collects old irons from flea markets.
O, bitpazarlarından eski **ütüler** toplar.
The guards kept the prisoner in irons overnight.
Gardiyanlar mahkumu gece boyunca **kelepçede** tuttu.
Golfers use different irons for different shots.
Golfçular farklı vuruşlar için farklı **demir** kullanır.
The police put the suspect in irons.
Polis şüpheliyi **kelepçe**ye aldı.
I found three rusty irons in my grandmother’s attic.
Büyükannemin tavan arasında üç paslı **ütü** buldum.
He brought all his irons to the tournament, just in case.
Her ihtimale karşı tüm **demirlerini** turnuvaya getirdi.