“invoke” in Turkish
Definition
Birinden, bir yasadan veya güçten yardım ya da destek istemek ya da bir şeyi resmî olarak başlatmak veya harekete geçirmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi, yasal veya teknik ortamlarda kullanılır. 'invoke a law' (bir yasaya başvurmak), 'invoke memories' (anı çağırmak), bilgisayarda 'invoke a function' (fonksiyon çağırmak) gibi ifadelerle geçer. Günlük konuşmada nadirdir.
Examples
You can invoke this command to start the program.
Bu komutu **çağırarak** programı başlatabilirsiniz.
The president invoked emergency powers after the flood.
Başkan, selden sonra olağanüstü yetkileri **kullandı**.
Developers often invoke a function multiple times in their code.
Geliştiriciler kodlarında bir fonksiyonu defalarca **çağırır**.
The lawyer invoked an old law to help his case.
Avukat, davasını desteklemek için eski bir yasayı **çağırdı**.
They invoked the memory of their leader in the speech.
Konuşmada liderlerinin anısını **canlandırdılar**.
In ancient rituals, priests would invoke the gods for protection.
Antik ritüellerde rahipler, koruma için tanrıları **çağırırlardı**.