“invincible” in Turkish
Definition
Yenilmesi ya da mağlup edilmesi imkansız olan; aşırı derecede güçlü.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hikaye, spor veya birinin aşırı özgüvenini anlatırken kullanılır. Günlük konuşmada pek kullanılmaz, istisna olarak abartı için tercih edilebilir.
Examples
The hero in the story was invincible.
Hikayedeki kahraman **yenilmez**di.
Some people think technology is invincible.
Bazı insanlar teknolojinin **yenilmez** olduğunu düşünüyor.
Our team felt invincible after so many wins.
Pek çok galibiyetten sonra takımımız kendini **yenilmez** hissetti.
He walked into the interview feeling absolutely invincible.
Görüşmeye tamamen **yenilmez** hissederek girdi.
No matter the challenge, she acted as if she were invincible.
Zorluk ne olursa olsun, o sanki **yenilmez**miş gibi davrandı.
Youth can sometimes make you feel invincible, like nothing can stop you.
Gençlik bazen kendini **yenilmez** hissettirir, hiçbir şeyin seni durduramayacağı gibi.