“intimidated” in Turkish
Definition
Birisi ya da bir şey karşısında kendini korkmuş veya özgüvensiz hissetmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'birinden' ya da 'bir ortamda' şeklinde kullanılır, güçlü bir korkudan ziyade özgüvensizlik içerir.
Examples
He acts tough, but honestly, I was a little intimidated when I met him.
O sert görünür ama dürüst olmak gerekirse, onunla tanıştığımda biraz **çekingen** hissettim.
She gets intimidated in job interviews, even when she's well prepared.
İyi hazırlanmış olsa da iş görüşmelerinde **çekingen** oluyor.
Don't be intimidated—everyone here is friendly.
**Çekingen olma**—buradaki herkes samimidir.
The new student looked intimidated on his first day.
Yeni öğrenci ilk gününde **çekingen** görünüyordu.
I get intimidated when I speak English in public.
Topluluk önünde İngilizce konuşurken **çekingen** oluyorum.
She felt intimidated by the large crowd.
Büyük kalabalık ona **çekingen** hissettirdi.