“intimidate” in Turkish
Definition
Birine korku vererek ya da tehdit ederek istediğiniz şeyi yaptırmaya çalışmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ya da ciddi durumlarda ('tanığı gözdağı vermek' gibi) kullanılır. 'feel intimidated', 'try to intimidate', 'intimidated by' gibi ifadelerle birlikte görülür.
Examples
The big dog tried to intimidate the little cat.
Büyük köpek küçük kediyi **korkutmaya** çalıştı.
Sometimes bullies intimidate other students at school.
Zorba öğrenciler bazen diğer öğrencileri **korkutur**.
He tried to intimidate me, but I wasn’t scared.
Beni **korkutmaya** çalıştı ama korkmadım.
Her confident tone can intimidate people who are shy.
Onun kendinden emin tonu, utangaç insanları **korkutabilir**.
Don’t let their questions intimidate you during the interview.
Mülakatta onların sorularının seni **korkutmasına** izin verme.
The boss tried to intimidate us into working overtime, but we refused.
Patron, fazla mesai yapmamız için bizi **gözdağı vermeye** çalıştı ama biz kabul etmedik.